30 Mayıs 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Yasemin Kumral


Yasemin Kumral ( 1952)
Yasemin Kumral Şimşek, 1952 yılında İstanbul'da doğdu. Önce babasından sonra da Prof. Fuat Koray'dan müzik eğitimi aldı. İtalya'nın başkenti Roma'da gitar, iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması okudu. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik bölümünden mezun oldu.

Kendi alanında Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde ilk eğitim kurumu ünvanına sahip Spikerlik ve Güzel Konuşma Okulu'nu açtı. Yurt çapında konserler verdi, sayısız plak yayınladı. Yaptığı şarkılarla çeşitli ödüller aldı. 1980'den beri Mevlana'nın beyitleri üzerine besteler yapmaktadır.

Halen bir özel televizyonda sunuculuk yapıyor. Yayınlanmış bir çok kaseti ve CD'si bulunmaktadır.iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

23 Mayıs 2010 Pazar

acele iyinet frmtr trkygnclr karar webmaster seo yarışması verme


Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış...Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. "Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.Şimdi webmaster seo yarışması ne paran var, ne de atın" demişler...İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş."Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu.Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç.Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez." Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş...Meğer çalınmamış, webmaster seo yarışması dağlara gitmiş kendi kendine.Dönerken de,iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler."Babalık" demişler, "Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.." "Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. "Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?"iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Köylüler bu defa açıkçn ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişler...Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeyeçalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış.webmaster seo yarışması Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara."Bir kez daha haklı çıktın" demişler. "Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok.Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler. İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş."O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı.Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez." Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış.webmaster seo yarışması Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler... "Gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler. "Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer..." "Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şnssızlık olduğunu sadece Allah biliyor."

Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:

"Acele karar vermeyin.Hayatın küçük bir dilimine iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur.Buna rağmen akıl,insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar.Bir kapı kapanırken, başkası açılır.Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz."

22 Mayıs 2010 Cumartesi

link değişimi

anahtar kelime Link değişimi nedir
Link değişimi bir siteden diğer siteye bağlantı vermek demektir.Yani benim web sitemden diğer arkadaşımın sitesine link vermemdir.

Link değişiminin faydası nedir.
Bu linkten ziyaretçilerin tıklayarak o siteye gitmesi faydalıdır.Çünkü googleda ziyaretçidir.Kimse kötü siteye link vermez mantığı vardır.Google açısından böyledir.

Link değişimi nasıl yapılır
Link değişimi için üstteki kodu sitenize uyarlayarak karşı siteye eklettiriyorsunuz.Anahtar kelime hangi kelimede googleda yükselmek istiyorsanız onu seçin.

21 Mayıs 2010 Cuma

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması yarışma sitem

Selamun aleykum iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması katılan arkadaşlar
Bu siteyi açma sebebim ne biliyorsunuzdur.
Seo'da önemli etkenlerden biri link kasmaktır.Siteniz ne kadar çok siteden tavsiye ediliyorsa o kadar değeri artar.Hele birde kendi siteniz ile aynı içerikten link almanız daha faydalıdır.İşte bu sebepten dolayı bende bu siteyi açarak kendi siteme link vererek yükselişe geçmeyi planlıyorum.Google bu siteden siteme verdiğim linki görünce diyecek ki link verilmiş iyi sitedir.Neyse işte anladınız.Lafın kısası kaliteli özgün ve güncel iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması sitemi destekleyin.katılan arkadaşlara başarılar dilerim

18 Mayıs 2010 Salı

Abay iyinet frmtr trkygnclr Kunanbayev webmaster seo yarışması

Abay Kunanbayev, 22 Ağustos 1845 tarihinde doğdu. Çağdaş Kazak edebiyatında Abay Kunanbayev’in yeri çok ayrıdır. Abay, İlk eğitimini özel hocalardan aldı. Daha sonra Semey’de medrese eğitimi gördü. Arap, Fars ve Rus edebiyatlarını iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması yakından tanıdı. Ayrıca klâsik Osmanlı şâirlerine de vâkıf oldu. Kazakların hayatlarını tenkidî bir süzgeçten geçirerek lirik şiirler yazdı. O, Kazakları çağdaş bir eğitime yönlendiriyor, onları göçebe hayat düzenlerini bırakarak yeni meslekler edinmeleri konusunda teşvik ediyordu. Şiirleri, halk tarafından, Kazak bozkırlarında ezbere okunuyordu. Fikirlerini daha çok düz yazılarla ifade etmekteydi. Kara Sözder “Halk Sözleri” adıyla bir kitapta toplanan nesirlerinin çoğu, 1890’lı yıllarda kaleme alınmıştır. Abay, günümüzde de, hemen hemen her Kazak tarafından bilinmekte, şiirleri her yerde söylenmekte ve fikirlerine çok önem verilmektedir.

Kazakların meşhur edebiyatçılarından Muhtar Avezov (1897-1961), 4 ciltlik büyük iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması romanının adını Abay Jolı “Abay Yolu” koymuştur. Avezov, romanında Abay’ın Kazaklar için yapmak istediklerini, Kazakların gerçek medeniyete nasıl ulaşacaklarını anlatmaktadır. O, Abay’ın Kazakların yollarını aydınlatıcı bir rehber olduğunu herkese göstermiştir. Onun yolundan giden genç nesil, büyük Kazakistan’ı meydana getirecektir. Yani Kunanbayev, Kazaklar için, takip edilmesi gereken büyük bir fikir adamıdır.

Abay, 23 Temmuz 1904’de Cengizdağı sırtlarında Balaşakpak iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması yaylasında vefat etti. Mezarı Semey vilayetine bağlı Abay ilçesindedir.

Mahabbatpen jaratkan adamzattı
Sen de süy Allanı janan tetti
Adamzattın berin süy bavrım dep
Jane hak joli osı dep ediletti iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

“(Allah) insanı muhabbetle yarattığı için
Sen de o Allah’ı canından tatlı sev
İnsanların hepsini ‘kardeşim!”diye sev.
‘Hak yolu budur.’ diye (insanlararasında) adaleti gözet.”

(Abay Kunanbayev, Abaydı Okı, Tanırga “Abay’ı Oku, Tanı”, Almatı 1993.)

Kazak Edebiyatının Belli Başlı Temsilcileri
Bünyamin ÖZGÜMÜŞ Yağmur Sayı : 16
Temmuz - Ağustos - Eylül 2002




HAKKINDA YAZILANLAR

BİR SÖZ SANATI USTASI
KAZAK MİLLİ ŞAİRİ ABAY KUNANBAYOĞLU*

Yard. Doç. Dr. Abdulvahap Kara

Ünlü yazar Cengiz Aytmatov’un Goethe ve iyinet frmtr trkygnclr Tolstoylar ile kıyasladığı Abay (İbrahim) Kunanbayoğlu, kendi halkını tüm yönleriyle eserlerine yansıtabilen ender şair ve yazarlardan biridir. Özellikle Kazak edebiyatında yeni bir çığır açmasıyla tanınan Abay sadece Türk kültürüne değil, dünya kültürüne mal olmuş bir şahsiyettir. Bu sebeple, 1995 yılı UNESCO tarafından bütün dünyada “Abay Yılı” olarak ilan edilmiştir. Bu etkinlikler dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi, webmaster seo yarışması Türkiye’de de kutlanmıştır.

Bu çerçevede Zeytinburnu Belediye Başkanlığı ile Kazak Türkleri Vakfımızın ortaklaşa düzenlediği etkinlikte, ilçemizde bir caddeye onun adı verilmiştir. Daha sonra bu cadde de inşa edilen ve İstanbul’umuzun güzide okullarından biri olan İlköğretim okulumuza onun adı verilmiştir. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, 21 Mayıs 2003 tarihinde, ilçemize şeref vererek, bu okulun açılış törenine bizzat katılmışlardır. Bu da bize Abay isminin Kazak Türklerinde ne derece büyük bir saygı uyandırdığını göstermektedir.

Edebiyat ve kültür araştırmacıları Abay’ın hem manzum ve hem de nesir yazılarında, Kazak kültürünü her yönüyle ortaya koyduğu konusunda hem fikirdirler. Abay’ın yetiştiği çevreye baktığımızda bunun bir tesadüf olmadığını görmekteyiz. Çünkü Abay hem iyi bir aile ve hem de iyi bir okul eğitiminden geçmiştir. Aşağıda bahsedeceğimiz gibi, Abay’ın çocukluğu eğitimde aile ve çevrenin etkisini bize açıkça göstermektedir. Özellikle sevgi, şefkatle ve ilgi yumağı içinde trkygnclr webmaster büyüyen çocukların daha iyi yetiştiğini görmekteyiz. Abay aldığı eğitimde, sadece mensup olduğu Türk-İslam kültürünü öğrenmekle kalmamış, aynı zamanda Rus ve dünya kültürünü de yakından tanımıştır. Böylece çevresindeki olaylara her zaman geniş açıdan bakabilmiş ve ardında kalıcı eserler bırakabilmiştir.

Kazakların Argun boyundan gelen Abay’ın babası Kunanbay webmaster seo yarışması Öskenbayoğlu’dur. Kunanbay’ın dört eşi vardı. İlk eşinden Hüdaverdi (Kudayberdi), ikinci hanımı Ulcan’dan Tanrıverdi (Tanirberdi), İbrahim (Abay), İshak ve Osman, üçüncü hanımı Aykız’dan Halilullah ve İsmail isimli çocukları dünyaya geldi. Kunanbay’ın dördüncü hanımı olan Nurhanım’dan hiç çocuğu olmadı. Bu yüzden Abay bir şiirinde “atadan altav, anadan törtev”, yani “babadan altı, anadan frmtr webmaster yarışması dört kardeşiz” demektedir.

22 Ağustos 1845’te dünyaya gözlerini açan Abay, annesi Ulcan’dan ziyade, babaannesi Zere’nin elinde büyüdü. Abay’ın dedesi Öskenbay (1778-1850) zeki ve adil bir Kazak Beyi idi. Adaletli yönetimi dolayısıyla, halk arasında “haklıysan Öskenbay Bey’e, haksız isen Erali Bey’e git” şeklinde bir deyim oluşmuştu. Öskenbay Bey, orta yaşlara geldiğinde, beylik yetkilerini ikinci oğlu Kunanbay’a devretti. Kendisi ise sadece oğluna zaman zaman tecrübelerini aktarmakla yetindi. Dedesi Öskenbay 1850’de öldüğünde, Abay beş yaşındaydı. Babaannesi Zere ile birlikte dedesinin cenaze merasimine katıldığı tarihi kayıtlardan öğreniyoruz.

Zere nine, çok akıllı, iyi huylu, kalp kırmaktan çekinen bir kimseydi. Ayrıca edebiyata ve şiire düşkündü. Abay’ı hikaye, masal ve destanlar anlatarak büyüttü. İşte Abay’daki edebiyat aşkı bu şekilde yerleşmiş olmalıdır. Çünkü, Abay daha çocuk yaşlarda hikaye ve destanlara trkygnclr seo yarışması ilgi duymaktaydı. Eve gelen misafirlerin bu konulardaki konuşmalarını can kulağıyla dinlemekteydi. Zere nine, torunları içinde en çok Abay’ı sever ve şımartırdı. Hatta torununu İbrahim diye adıyla değil, şımartarak Abay diye çağırmaktan haz alırdı. Böylece zamanla iyinet webmaster seo İbrahim isminin yerini Abay aldı. Zere nine, kocası Öskenbay’dan çok sonra, 1873 yılında öldü.

Abay’ın annesi Ulcan da (1810-1887), Zere gibi, kültürlü ve iyi mizaçlı bir kimseydi. Şefkatli ve alçakgönüllü bir karaktere sahip olan Ulcan aynı zamanda hazır cevap ve hatipti. Annesinin bu özellikleri Abay’a da geçmiştir.

Abay ilk eğitimini köyün imamı Gabithan Molla’dan aldı. 10 yaşına geldiğinde, babası Kunanbay onu Semey’deki Ahmet Rıza medresesine yatılı verdi. Abay burada dini bilgilerin yanısıra Arapça ve Farsça öğrendi. Çok zeki olan Abay dersleri hocalarının ilk anlatışında kavrardı. Böylece ders çalışmak için ayrıca bir zaman harcamazdı. Bu da onun boş vakitlerini arttırıyordu. Abay ders dışı saatlerini, edebi eserler okumakla değerlendirdi. Medrese kütüphanesindeki Doğu’nun klasikleri olan Nizami, Nevai, Saidi, Hafız ve Fuzuli’nin eserlerinden ne bulursa okudu. Gençlik döneminde yazdığı şiirlerinden birinde şöyle demektedir: “Fuzuli, Şemsi, Seyhali /Nevai, Saidi, Firdevsi /Hoca Hafiz – bu hemmesi /Medet ber ya şairi feryad.” Medresedeki üçüncü senesinde Abay, şehirdeki bir Rus okuluna devam ederek Rusça öğrenmeye başladı. Ancak, bu fazla sürmedi. O sene babası Kunanbay, Abay’ı kendisine yardımcı olması için yanına aldırdı. Kunanbay Bey, oğulları içinde kendisinin beylik işlerine en yatkın olanının iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Abay olduğunu fark etmişti. Böylece Abay daha 13 yaşındayken Kazak halkının idari işlerine karışmış oldu.

Abay babasının yanında Kazak halkının bir çok meselesine aşina oldu. Kazak halkının ileri gelenleriyle tanıştı. Onların sohbetinde bulundu. Özellikle, Kazak şair ve ozanlarının çalıp söylediği eserleri zevkle dinledi. Böylece Abay, Kazak halkının edebi eserlerini, örf-adetlerini, sosyal olaylarını, geçim kaynaklarını yakından öğrenmek fırsatını buldu.

Abay, duyduğu bir şeyi hiç unutmazdı. Ozanlardan ve tecrübeli iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması aksakallardan duyduğu ilginç ve ibretli hadiseleri, kendi konuşmalarında ustalıkla kullanmasını bildi. Böylece genç yaşlarda bölgede iyi bir hatip ve şair olarak tanınmaya başladı.

Abay bu yıllarda, Semey ile bağlantısını kesmedi. Sık sık şehrin kütüphanesine giderek edebi, felsefi ve tarihi eserleri okudu. Bu sıralarda Rusça kitaplara merak sardı. Mihaelis isimli bir Rus demokrat aydını Rusçasını ilerletmesine yardımcı oldu. Böylece Abay, Puşkin, Krilov, Çernişevski, Lermantov ve Nekrasov gibi Rus yazar ve düşünürlerinin kitaplarıyla tanıştı. Aynı zamanda, Spencer, Goethe ve Byron gibi Avrupalı yazarların Rusça’ya çevrilmiş eserlerini de okumak fırsatını buldu. Bütün bunlar, Abay’ın ufkunun genişlemesine yol açtı. Okuduklarının ışığında Abay, Kazak toplumundaki sosyal ve siyasal olayları daha iyi değerlendirecek bir hale gelmişti.

Abay, kitaplar vasıtasıyla, Kazakistan bozkırlarından hiç çıkmamasına iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması rağmen, dünyadaki siyasi ve sosyal gelişmelerden haberdar olmuştu. Böylece Çarlık Rusyasının yönetiminde halkının çektiği sıkıntıları ve geri kalmışlıkları çok iyi anlamış bulunuyordu. Özellikle halkının yerel yönetimler tarafından çok büyük haksızlıklara uğratıldığını farkediyordu. Abay, halkının uğradığı haksızlıkları azaltmak maksadıyla yerel seçimlere de katıldı. Konırkökşe ilçesindeki iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması seçimleri kazanarak İlçe Başkanı (Bolıs) seçildi. 1876-1878 yıllarında başarılı bir yönetim sergiledi. Mazlumlara zulüm yapanlara yol vermedi. Hırsızlık ve gasp yapanları şiddetle cezalandırdı. 1885 yılında Semey Vilayeti Kazakları için ceza kanunları hazırlama komisyonuna başkan seçildi. Abay’ın başkanlığındaki komisyon Kazak örf ve adetlerine dayalı kanunları çok kısa bir sürede hazırladı. Bu durum bize Abay’ın sadece bir düşünür ve yazar değil, aynı zamanda iyi bir devlet adamı olduğunun bilgisini vermektedir.

Abay, 23 Temmuz 1904’de Cengizdağı sırtlarında Balaşakpak yaylasında vefat etti. Mezarı Semey vilayetine bağlı Abay ilçesindedir.

Abay’ın yazdığı şiirler, Rus şairlerinden yaptığı çeviriler iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması ve nesir yazıları üç şekilde okuyucularına ulaşmıştır. Birincisi matbu eser olarak, ikincisi halk arasında ağızdan ağıza yayılarak, üçüncüsü birbirinden kopya edilen elyazmaları şeklindedir. Abay’ın şiirleri toplu olarak ilk defa, ölümünden beş yıl sonra, 1909’da kitap olarak yayınlandı. Daha sonra bu kitap, bulunan başka şiirleriyle ikmal edilerek tekrar tekrar basılarak günümüze kadar gelmiştir.

Abay’ın eserleri günümüzde iki cilt halinde basılmaktadır. Birinci ciltte onun manzum yazılarıyla çevirileri, ikinci ciltte ise nesir yazıları yer almaktadır. Abay’ın 200 civarındaki şiirlerinde ve Rus şairlerinden yaptığı manzum çevirilerde, tabiat, birlik-beraberlik, dürüstlük, bilimin aydınlığı, sevgi, aşk, yardımseverlik, ölüm, yaşam, örf-adetler, tarih ve efsane gibi çeşitli konular ele alınmaktadır. O şiirlerinde Kazak halkını geri kalmışlıktan ilerlemeye, cahillikten ilim ve bilime, tembellikten çalışmaya ve güzel huy ve ahlak sahibi olmaya öğütlemektedir. Bir şiirinde şöyle demektedir:

Allanın özi de ras, sözi de ras,
Ras söz eş vakıtta calgan bolmas.
Köp kitap keldi Alladan, onın törti,
Allanı tanıtuvga sözi ayrılmas.


Allah’ın kendisi de gerçek, sözü de gerçek,
Gerçek söz hiçbir zaman yalan olmaz.
Çok kitap geldi Allah’dan, onun dördü,
Allah’ı tanıtırken sözü ayrılmaz.

Abay nesir yazılarında felsefi düşüncelerini ortaya koyar. Sade ve etkili cümlelerle ve genellikle soru-cevap türünde kaleme aldığı bu yazılarında çocuk terbiyesi ve psikolojisi, insanın tabiatı, bilimin önemi ve yüce Mevla’nın buyruklarına uygun yaşamanın gerekliliğine işaret eder.

Abay’ın gerek manzum ve gerekse nesir yazılarındaki bazı ifadeleri o kadar etkilidir ki, onlar Kazak Türkçesinde birer vecize halini almıştır. Bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse:

İnsanın insanlığı akıl, ilim, iyi baba, iyi anne, iyi arkadaş ve iyi öğretmenden meydana gelir.
(Adamnın adamşılıgı akıl, gılım, caksı ata, caksı ana, caksı kurbı, caksı ustazdan boladı.)

İnsanoğlu insan oğlundan akıl, ilim, ar, huy denen şeylerle üstün olur.
(Adam balası adam balasınan akıl, gılım, ar, minez degen narselermen ozadı.)

Kötü arkadaş gölgedir. Başına talih kuşu konarsa ondan kaçıp kurtulamazsın, başına bir felaket gelirse, arayıp bulamazsın.
(Caman dos kölenke, basındı kün şalsa kaşıp kutıla almaysın, basındı bult şalsa izdep taba almaysın.)

Bütün insanoğlunu rezil eden üç şey vardır. Onlardan kaçmak gerekir: Evvela cahillik, ikincisi üşengeçlik, üçüncüsü zalimlik.
(Külli adam balasın kor kılatın üş narse bar.iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması Sonan kaşpak kerek: Aveli nadandık, ekinşi erinşektik, üşinşi zulımdık.)

Mal tükenir, sanat tükenmez.
(Mal cutaydı, öner cutamaydı.)

Netice olarak şunu söyleyebiliriz ki, Abay yazılarıyla halkını devamlı iyiye,trkygnclr webmaster güzele ve gelişmeye, kalkınmaya teşvik etmiştir. Bunu yaparken de söz sanatının inceliklerini büyük bir maharetle kullanmıştır. Böylece sözlü edebiyatı çok zengin Kazak edebiyatının frmtr trkygnclr yazılı türünün oluşmasına da büyük bir katkı yapmıştır.

* Makale, Kazak Turkleri Vakfi Arman Dergisinin Aralik 2004 sayisinda (sayfa 22-24) yayinlanmistir.

15 Mayıs 2010 Cumartesi

16 mayıs Fenerbahçe Trabzon maç özeti

Süper lig son haftası ve şampiyonluğun belli olacağı bir karşılaşma sizce 16 mayıs Fenerbahçe Trabzon maç sonucu ne olur.

16 mayıs Fenerbahçe Trabzon maç özeti maçtan sonra sitede yayınlanacak
Trabzon maçı satacak gibi çünkü türkiye kupasını aldıktan sonra süper kupada karşılaşırız dedi.
iyinet ve frmtr sizler için bu yazıyı yayınladı.Sizde webmaster seo yarışmasında bize destek verin.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması
Uyandığında saat 14 dü gösteriyordu..pencereyi açtı ve bir başka baktı dünyaya..dışardaki havadan derin bir nefes çekti aama dünya bugün çok başkaa kokuyordu çünkü bugün yıkılışının dokuzuncu yıl dönümüydü...aradan tam 9 yıl geçmesine rağmen onu tek birgün bile unutmamıştı..bu zaman içinde azda olsa birkaç kez görüştüler.. artık başını çok uzaklara gitmişti,şimdi onu uzak pencerelerden hayal ediyordu...pencereyi kapattı,titreyen elleriyle sigarayasına uzandı,bir sigara yaktı,ssigaradan derin birr nefes aldı ve duvara döndü ve şöyle konuşmaya başladı:bak derin yaram,sızlayan her yanım:seni aldılar elimden kıydılar iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması ben hala sensiz ve çaresizim..gelinlik içinde gittiğin ilk gün gibi acı çekiyorum..biliyorum gelmeyeceksin ama ben seni hala bekliyorum..seni tek birgün bile unutmadım..diye konuştu ve duvra doğru yürüdü ve sevdiğinin fotuğrafını öptü,sonra elleriyle dokundu ve ağlamaya başladı,indi gözlerinden kuru gözyaşları...gözyaşlarıda onun gibi yorgundu........Giyindi ve evden çıktı... işe gitmeliydi zaten işe geç kalmıştı..gece ikide işten çıktı bitkin birşekilde eve doğru geliyordu..tam evin önüne varmıştı telefonu çaldı...tanımadığı bir numaraydı..bir an şaşırdı ve heyecenlanmaaya başlamıştı..telefonu açtı kulaklarına dayadı ama konuşmadı karşı tarafta konuşmuyordu...biraz öğle ikisi suskun kaldılar ve birlikte alo dediler...karşı tarafın sesini duydduktan sonra şaşırıpkalmıştı heyecandan dilini yutmuş gibiydi ikiside...iki damla gözyaşı indi usulca yanaklarından aşağıya...ama hemen toparladı kendini...onunla acımasız konuşmalıydı..kendini ona unutturmalıydı...ne var ne istiyorsun? seni unuttum,artık beni arama çnkü ben artık başkasını seviyorum..seni artık sevmiyorum tamam mı..bir daha beni arama dedi...bu sözleri söylerken içi paramparça olmuştu ama mecburdu..çünkü onun mutluluğu ve çocuğu için yapmalıydı onu böyle bu acı içinde görmeye dayanamıyordu....kız hüngür hüngür ağlıyordu ve kız şöyle dedi ona:hiçbir nefesimi sensiz almadım çünkü aldığım sensiz aldığım her nefes beni boğuyor...bu sen değilsin!sen bu kadar acımasız olamazsın!dedi kız...unuttum unuttum dedi kıza..içinden kıza:ya ben seni ne kadar sevdim biliyor musun demeyi o kadar çok istediki ama yapamadı..... kız ağlıyordu:sevdiğine ağlıyordu,sevdiğinin çektiği acılarına,sevdiğinin kisesizliğine,bu hayatta yanlız oluşuna,sevdiğine hasret kalışına ağlıyordu..Ağlıyordu!çünkü onsuz yaşayamıyordu...... Erkeğin onu unutmasına dayanamadı son sözü bu oldu:Alarsmaladık son nefesim! Alarsmaladık ömrümün son durağı!Alarsmaladık!dedi.....Ve kız telefonu kapattı......telefon kapandıktan sonra;gözyaşları sonbahar yağmuru gibi dökülmeye başladı...!Bitmiş bir haldeydi...binanın kapısını açmakta bile zorlanıyordu..eve girdi kızın fotoğrafının karşısına geçip ağlamaya başladı...artık ev onu boğuyordu..duvarlar üstüne geliyordu..içini parçalayan bir korku sarmıştı tüm yüreğini...dayanamadı dışarı çıktı..dışarda yağmur yağıyordu...sahile indi,çaresizce bir bankta oturdu..ve sessiz sessiz ağlamaya başladı...içindeki sıkıntıdan,havanın soğuğunu ve iliklerine kadar ıslandığını hissedemiyordu.............. Eve döndüğünde saat sabahın altısı olmuştu..elbiselerini değiştirdi...dışarıya giderken yanına almayı unuttuğu telefonunu masanın üstünden aldı..telefonda yirmi cevapsız arama ve birde mesaj vaardı..sevdiği aramıştı ve mesajda şunlar yazılıydı:::Gecenin sessizliği şahidimdir.. iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması..Seni tanıdıktan ssonra aldığım ilk nefesten son nefesime kadaar sevdim...Elveda sevgilim!...Elveda herşeyim!.......Çok korkmuştu..elleri telefonu tutamayacak kadar güçsüzleşmişti ve titriyordu...hemeen aradı onu... Alo kiminle görüşüyorum dedi... ben kardeşiyim dedi...ablam öldü!öldü!dedi....ablam sabaha karşı intihar etti dedi karşı taraf........bir anda yıkılmıştı artık nefes bile alamıyordu..vücudu ağırlaştı..telefon eelinden düştü..dizlerinin üstüne çöktü..yüreğine kocaman kılıç saplanmış gibi yüreği sızlıyordu.. iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması hastene odasındaydı,daha kendine gelmemişti az sonra bir hemşire içeri girdi...hemşire:sonunda uyandınız.. geçmiş olsun...ne kadardır yatıyorum hemşire hanım dedi...hemşire:bir hafta kadar oldu dedi...hemen o geceyi hatırladı..ağlamaya başladı..bağırarak yataktan fırladı..ve odada ne varsa dağıtmaya başladı..artık sinir krizi geçirmişti..hastane görevlileri geldi kollarını bağlayıp götürdüler..görevlilerin kolları arsında beni mezarına götürün ne olur diye bağırıyordu...gözyaşlarıyla karışmış feryadını duyan herkes ağlamamak için kendini zor iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması tutuyordu...................O artık hepten yanlızdı ve yıkılmış bir durumdaydı.. o biricik sevdiğ

9 Mayıs 2010 Pazar

iyinet frmtr trkygnclr webmaster seo yarışması

iyinet frmtr trkygnclr webasmaster seo yarışması
Artık Ağlamıyorum
Hiç inanmamıştım aşkım, hem de hiçbir zaman inanmamıştım. Beni kendime düşman edip kalbimin bir yarsını söküp alıp gideceğine...iyinet frmtr trkygnclr webasmaster seo yarışması Benden başka herkes biliyordu oysa, senin günün birinde beni yarı yolda bırakıp gideceğini.Şu kahrolası dünyada bir ben vardım zaten sana inanan, güvenen, seven ve her zaman her şartta destek olan. Ama sen sana inanmayanları haklı iyinet frmtr trkygnclr webasmaster seo yarışması çıkardın ve beni terk ettin. Seninle birlikte kurduğum dünyayı yerle bir edip gitmene ne sebep oldu bilmiyorum. Ben yalnızca sana aşık değildim sen benim en iyi dostumdun. Neler yapacaksam danışırdık birbirimize, hayatımızı paylaşırdık. Ağlamaktan korkmazdım. Biliyordum ki ağladığımda sen yanımda olup göz yaşlarımı iyinet frmtr trkygnclr webasmaster seo yarışması silerdin. Artık ağlamıyorum bile. Seninle ilgili her hatıra acıtıyor yüreğimi. Gecen gün markette senin o çok sevdiğin acı biberlerden alacaktım . birden aklıma geldin ve ben boğulacağımı sandım. Tıkandım. Nefes alamadım. Ağlayamadım. Patates böreği yemiyorum. Ebru Gündeş’i dinlemiyorum. Bütün resimlerimizi kaldırdım. Kimsenin senin hakkında konuşmasına izin vermiyorum. Ve günde bir paket sigara içiyorum. Hayatta en nefret ettiğin şeyi yapıyorum yani. Artık uzun yıllar yaşamanın pek anlamı yok öyle değil mi?Ne için yaşayacağım ki!Seninle birlikte hayallerimi de kaybettim ben.Tek katlı bahçeli ve bahçesinde köpekleri olan bir evim olmayacak artık. Domates, biber, sebze yetiştirmeyi de öğrenemeyeceğim. salonumuzun tavanını balıkçı ağıyla süsleyemeyeceğiz.Sana sürpriz yapacaktım,yatak odamızın duvarlarını sana yazdığım aşk mektuplarıyla ve en güzel fotoğraflarımızla süsleyecektim.iyinet frmtr trkygnclr webasmaster seo yarışması Bütün hayallerime evime çocuklarımıza, mutlu geleceğimize emin olduğum geleceğimize veda etmek kolay mı olacak sanıyorsun. Seni iyinet frmtr trkygnclr webasmaster seo yarışması aramıyorum diye, bu kez peşinden gelmedim diye unuttuğumu zannetme. Her zamankinden daha çok seviyorum seni. Şu an şu saniye uğrunda iyinet frmtr trkygnclr webasmaster seo yarışması ölebilecek kadar çok seviyorum. Öfkem de aşkımda dinmek bilmiyor.Senden sonra ben nasıl yaşarım bilmiyorum, ama senin hep mutlu olmanı isterim. Birlikte geçirdiğimiz yıllar içinde seninle yaşadığım her an özeldi, her anı doyasıya yaşadım. Beni çok mutlu ettin. Zaman içinde kızgınlığım geçince seni hep o güzel günlerimizdeki hatıralarla anacağım. Yıllar sonra ben eğer aklına gelirsem bil ki pencerenin önünde en sevdiğin şarkıyı mırıldanıyorumdur yıldızlara "Dün akşam yine benim yollarıma bakmışsın..."iyinet frmtr trkygnclr webasmaster seo yarışması